Diğer Yazılar:

AB ILISKILERINE BIR BAKIS

KUKLA DEVLET

İŞARET FİŞEKLERİ

KESKİN BIÇAK

KRITIK KARAR

EŞİK NOKTASI

PHOENIX, IRAK ve TELAFER

PSİKOLOJİK HAREKAT

EŞİK NOKTASI

Değişim başladı. Türk devlet sistemi ve mevcudiyeti kimlik değiştirmeye, Türk milletinin elinden alınmaya başladı. Yakın zamana kadar “onlar izin vermez” diye düşünüp güvendiğimiz kurumlar bile çaresizce gelişmeleri seyrediyor.

Türkiye de 50 yıl önce başlamış olup, hala sürmekte olan ekonomik, askeri ve siyasi tüm konulardaki operasyonun bitiş anından önce karşı koymak isteyecek olan milli gücün hızlı davranarak, kaçırmaması gereken “Eşik Noktası” Türk Milli direnişinin belki de dönüm noktası olacak.

Çok ince planlanarak aşılması mümkün, ama hiç fark edemeden kaçırmakta aynı şekilde mümkün. O nedenle çok dikkatli ve gözlerinizi açarak okuyun.

“Eşik noktası” olarak adlandırmamızın, yani konuyu bu kadar önemli olarak görmemizin nedeni ile başlayacağız. Daha sonra neler olabileceğine değineceğiz.

“Türk” Devletinin, “Türk” Anayasasının, “Türk” Yasalarının, ve “Türk” Tarihinin verdiği, anayasal, yasal ve tarihi güvencelerimiz ile, Türkiye’nin başına gelen veya gelmekte olan her türlü tehlikeyi “Türk milleti” olarak karşı koyabilme hakkımız, cüretimiz, tüm uluslar, siyasi oluşumlar ve paktlar tarafından memnuniyetle olmasa da, kabul ediliyordu ve Türkiye, Türk devleti ve milleti olarak kendini her türlü yönteme başvurarak koruyabilirdi. Tehdidin boyutuna ve türüne göre karşı koyacağı unsurların tekniği, siyaseti, toplumsal ve kültürel özelliği de yine Tamamen Türk Milletine ve devletine kalmış bir tercihtir.

 

TEHLİKE

Bir süredir, Türk devletinin temel prensiplerinden birisi olan Milliyetçilik (Türk milliyetçiliği) ve bu anlayış temelinde ortaya konacak direnişi, anayasal ve yasal dayanaklarından koparacak olan girişimler hız kazandı. Bu gelişmenin öteki tür saldırılardan daha önemli olmasını sağlayan özelliği açıklayalım.

Türk devleti Türk milletinin kurduğu bir devlettir. Anayasası, Tarihi, gelişimleri, onu kuran millet, bağlı olduğu kültür ve uluslar arası ilişkilerdeki yeri onu tamamı ile bir Türk yapar, bunu değiştirmeye kalkacak olan her türlü güce karşı koyarken bu kimliği çevresinde bütün bu özelliklerini bir araya getirir ve savunur. Buna “Milli direniş” denir. Yakın tarihte Avrupa ve ABD yeteri kadar bunun ne anlama geldiğini öğrenmişledir. Devasa bir güce sahip olan Türk milleti ve Devletini yenmek, onu ortadan kaldırmak için harcanması gereken kaynaklar, bu eylemin sonunda elde edilmesi beklenen getirilerden kat kat daha fazladır. Bu durum Türk Milletini doğrudan karşısına alıp da başını derde sokmak yerine onun kimliğini değiştirip, küçük parçalara ayırıp, bir kısmını birbirine düşürerek, geri kalan küçük parçaları da bizzat yok ederek, Türk milletini alt etme seçeneğini gündeme getirmiştir.

Türk Milletinin ve Devletinin Türk kimliğinin silinip yerine kendi uygun gördükleri herhangi bir kimliğin verilmesi, onu ilk önce saldırılar karşısında Milli bir direniş gösterme hakkından alı koyacaktır. Elbette savaş yada çatışma esnasında onların hukukunun bir etkiyen olarak düşünülmesi beklenemez. Ancak durum biraz incelenirse amaç daha iyi görülecektir.

 

ŞU AN İÇİN MEVCUT DURUM

TÜRKİYE, TÜRK ORDUSU, TÜRK DEVLETİ, TÜRK CUMHURİYETİ gibi başında Türk adının yer aldığı unsurlar, başımıza gelecek felaketlere karşı Türk Kimliği ile milliyetçi bir anlayışla mücadele etme hakkını kaçınılmaz olarak bizlere vermektedir. Ancak sistem içerisinde, sivil darbe ile gerçekleştirilen değişim bu durumun fazla sürmeyeceğinin işaretlerini vermiştir. Sivil darbe, içeriği Türk, adı Türk olarak bilinen tüm kurumların, içeriğini ve adını değiştirmeye başlamıştır.

Bu yakın zaman içerisinde devletin Türk kimliğinden tamamen uzaklaşması ve yepyeni, ancak sürekli şekilde Türklerin tavizine, azınlıkların (Kürt ve yabancı uyruklular) ise sürekli ileri adımlarına zemin hazırlayan bir devlet kimliği olacaktır.

Eşik Noktasını teşkil eden önemli gelişmeler;

1. ADIM

Anayasa da yapılacak değişiklikler ile, önce, Türk yerine Türkiyelilik (veya Anadoluluk), Türk ordusu yerine Türkiye ordusu(veya Anadolu), Türk Devleti’nin resmi dili Türkçedir ibaresi yerine Anadolu’da konuşulan diller, Türk anayasası yerine de TÜRKİYE ANAYASASI şeklinde ortaya çıkacaktır.

 

2. ADIM

Bunun daha ileri adımları, Türk Bayrağının değiştirilip Anadolu bayrağı getirilmesi, Türk dilinin azınlık dilleri statüsüne indirilmesi, ve yeni bir dil anlayışının getirilmesi, en sonunda ise milletin tamamen kültüründen ve tarihinden koparılacak diğer aşamalara geçilmesi şeklinde silinecek olan Türk kimliği.

Süreç sonunda Eşik Noktası geçildikten sonra, yani yaklaşık 2 yıl içerisinde Türkiye de Tehlikelere, acil gelişmelere karşı konulacak tepki Türk Milli tepkisi olamayacaktır. Bu anayasal, yasal ve tarihi güvencelerden arındırılmış, Irkçı, faşist bir yaklaşım statüsünden daha ileri gidemeyecektir.

Türk Milli direnişi, devlete baş kaldıran herhangi bir ırkçı, etnik bir mücadele katmanından yukarı çıkamayacak, 84-95 dönemindeki PKK örneğinden de öteye gidemeyecektir. PKK (Kürt Irkçı Terörü)’nın AB, ABD, RUSYA ve İSRAİL’den aldığı destekleri göz önüne getirip, Türk Milli direnişinin Tüm bu desteklerden de yoksun olacağını düşünürsek, devletini geri almak için geç kalmış bir Türk Milli direnişinin nasıl bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu daha iyi anlarız. Türk Direnişi karşısında, Yeni Kimlikli yeni devlet, bir kısım yabancı kurumlar, içerideki güçlü Kürt organizasyonları, İslamcı organizasyonlar, Dinler Diyaloğu’nun Türkiye deki uzantıları ve bu yapıların kayıtsız şartsız destekçileri olan tabanı bulacaktır.  Batının ve ABD nin desteğini almak bir kenara, en azından tarafsızlığını sağlayamayan bir “İç hareketin” başarıya ulaşma şansı bugünün koşullarında hemen hiç yoktur. 

Özetle anlatmak gerekirse devletini geri almak isteyen Türk Milli Direnişi, faşist bir terör örgütü olarak tek başına mücadele etmek zorunda kalacak, görünen o ki çok çok büyük zorluklarla karşılaşacaktır. Gerçek sonucu bu değerlendirmeyi soğukkanlı bir şekilde yapanların bildiğini düşünerek yazmaya gerek görmüyoruz.

Faşist bir terör örgütü olarak adlandırıldıktan sonra Türkçülük ve Türk Milliyetçiliği kavramlarının durumlarının da düşünülmesi gerekecektir. İçeride değişim son hızla sürerken Türk milliyetçiliği ile tartışmaların varacağı nokta da şimdiden belirmeye başlamıştır. Özellikle Türk (İSRAİL ve ABD) medyasında kimi yazarlar Türk Milliyetçiliğini Kürt Milliyetçiliğine benzetmiş, ve bunun ülke için tehlike olduğunu ağızlarından kusmuşlardır. Türk Milliyetçiliği şu andan itibaren tehlikeli olarak görülmeye başlanmış, sözde seçilmiş, aslen atanmış Memur olan Başbakan Tayip Erdoğan tarafından marjinal olarak dillendirilmeye başlanmıştır bile. Toplumun beyninde Türk Milliyetçiliği çok uzun süredir sertlik ve ince zekadan yoksun olarak kendine bir tanım oluşturmuş, buna bazı milliyetçi olduğunu iddia edenlerde çanak tutmuştur. İşte bütün bunların yanına birde terörist damgası yiyerek mücadele etme zorluğu eklenmek üzeredir.

Anayasal değişim süreci 2003 seçimleri ile başlamış olup, Toplumsal dönüşüm ise, AB nin başlatacağı, yada başlatmayı taahhüt edeceği müzakereler ile hızlanarak sürecektir.

Gelişmeler son hızda sürüyor ve yavaşlayacak gibi de görünmüyor.

 

EŞİK NOKTASI AŞILMAK ÜZEREDİR.

Bu noktadan önce Türk milliyetçileri ve vatanseverleri, ya bir araya gelecek ve zaman kaybetmeden direnişi başlatacaklardır. Ya da göz yumdukları gelişmelerin sonuçlarına da katlanacak ve susacaklardır.

Milli direnişin bu nokta geçilmeden önce başlatılmasının en önemli özelliği, mevcut durumda hala Anayasal ve Tarihi meşruiyete sahip olmasıdır. Türk devleti ve Milletine karşı girişilen eylem başka milletlerin ulusal çıkarları gereğidir ve bu bizlere Milli Mücadele hakkı vermektedir. Ama çok kısa bir zaman için. Daha sonra elimizden kaçırmış olacağımız bu meşruiyet, Türkiye de Türkiye halkları diye uydurma bir tabir ile adlandırılan topluluğun hakkına tecavüz şekline dönüşecek, karşımızda devasa bir güç bulacağız. Bu aşamadan sonra görünür ve sert bir direniş Türk Milletinin hem kendisinin daha zor uruma düşmesine neden olacak, hem de elindeki kısıtlı kaynaklarında yok olmasına sebep olacaktır. Bu da bir daha elde edilmesi çok zor olan fırsatın belki 10 yıllar boyunca kaçırılmasına neden olacaktır.

 

Saygılarımızla

Strateji.Org

 

2023platformu.org

AÇIK İSTİHBARAT